YASAKLAR BAŞKALDIRI

Koronavirüs hep gündemde . İnanan var inanmayan var isteyen inanır isteyen inanmaz. Mesele bu olmamalı. Mesele toplumun gidişatı olmalıdır. Devletleri yaşatanlar toplumlardır. Bu virüs muhabbetine kurallar ve yasaklar konusu acaba toplumun gidişatını etkiliyor mu etkiliyorsa nasıl bir etki var bunu düşünmek kesinlikle çok önemli. Sadece bu değil, gözle görünemeyen bir virüs var yada yok önemli olmasada çıkarttığı ses bile çok yıkıcı boyutlarda hemde öyle bir boyut ki devlet yıkabilir. Koronavirüsün varlığı siyasi, askeri, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve başka ne kadar i ile ik varsa hepsi dahil herşeyi etkiledi. Etkileyen aslında virüsten daha çok insanların yaptıkları. Kendi kendimize oluşturduğumuz aşırı tepki, aşırı korku ve yasaklar tabiki. Yasaklar toplumun nefesini kesmeye başladı. Ben burada yasak olsun mu olmasın mı tartışmıyorum. Yasak olsun diyen var olmasın diyen var, bizimde herkese saygımız var. Ele aldığım mesele yasağın dozu toplumun davranışını etkiler. Bu uzun bir yazı olur bu yüzden sadece 2 örnek verip düşünmeye teşvik etmek istiyorum. Yasaklar kapsamında Cuma Namazını yasaklarsan. Beşiktaş şampiyon olmuş insanlar sokakta kutlama yapıyor engellersen. Cenaze var kimse cenazeye gidemez dersen. Bayram arefesi mezarlık ziyareti yasak dersen. Yada daha bir sürü şey var biliyorsunuz. Kısaca halka ölsün dersen halk ölmez. Halk kendini ne yapar eder yaşatır. Bu yazı herhangi bir siyasi partiye karşı yazılmadı, yukarıda bahsettiğim örnekleri iktidar yaptı falan da demiyorum. Sadece toplumun nabzının çok önemli bir mesele olduğunu ifade etmek istiyorum.Bütün ülkelerde birtakım yasaklar yada yöntemler var. Bu hangi ülke olursa olsun toplumun nabzını tutmak zorunda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir