#kendiniispatla
#kendiniispatla
Birlikte bilgi oluşturalım
Birlikte bilgi oluşturalım

İçerik yazarak para kazan

Hemen Başla

İçerik yazarak para kazan

Hemen Başla

Kütle Çekimi ve Yerçekimi Nedir Yerçekimi Artıyor mu

Yerçekimi nedir ve nasıl oluşuyor hiç sorguladınız mı? Kesin olmasa da yerçekimi gittikçe artıyor diyebiliriz. Aşağıdaki soruları kendinize sorun ve cevap vermeye çalışın. Cevap verdikçe yerçekiminin gittikçe arttığı sonucuna varabilirsiniz.

yer çekimi
  • Büyük kuşlar, dinozor kuşlar neden yok?
  • Devekuşu neden uçamıyor?
  • Yerçekimi gittikçe arttı mı?
  • Dinozorlar şimdi daha ağır olacağı için mi yok oldu?
  • Kelebek kağıt gibi savrularak uçuyor.
  • Eskiden kelebek var mıydı?
  • Eski zamanda kelebeğin kanatları şimdiki gibi olsa uçurtma gibi savrulur muydu?
  • Hafif maddeler ve hafif hayvanlar var mıydı?
  • Toptan bir küçülme mi var. İnsanlar hayvanlar vs.
  • Bitkilerin dalları eskiden de aşağı sarkıyor muydu?
  • Bünyedeki demir vs. oranına göre mi çekiliyoruz?
  • Yerçekimi yapan madde mi hareket mi?
  • Yerçekimi yapan madde mi hareket mi?
  •  

    Kütle Çekimi ve Yer çekimi Nedir

    Yerin çekim kuvvetine yerçekimi denir. Cisimlerin kütleleri oranındaki çekim kuvvetlerine de kütle çekimi denir. Tabi ki bu buluşlar üzerine bir çok teori ve tanımlamalar yapılmıştır. Kütle çekimi ve yer çekimi üzerine tarih boyunca bilim adamları yeni bilgiler eklemiş günümüze kadar birikim sağlanmıştır.

    Kütle çekimi ve yer çekimi hakkında birkaç görüş hatırlatıp yerçekimi hakkında yeni bir görüş ifade edeceğimiz bu yazımız sizi de düşündürecektir.

    Kütle Çekimi ve Yer Çekimi Hakkında Ne Dediler

    Bu konularda milattan öncesinden başlayıp günümüze gelen ve günümüzde de açıklanan pek çok fikir var. Ortada olan bir gerçeklik var ve bu gerçeğin işlevi sürekli sorgulanıyor. Üstüne yeni yeni fikirler eklenerek biraz daha sonuca ve evrenin keşfine kadar uzanan bir yolculuğa devam ediyoruz.

    M.Ö. 4. yüzyılda Yunan filozof Aristo hiçbir etki ve hareketin sebepsiz olamayacağına inanmıştır. Her maddenin kendi özelliği olduğunu ve bu özelliğe göre hareket ettiğini söylemiştir. Yani Aristo'ya göre toprak kendi doğası gereği merkeze, ateş ise doğasına uyarak merkezin aksine hareket ediyor. Aristo'nun bu ifadelerini günümüz koşullarında düşünürsek yer çekimi diye bir şey yoktur, cisimlerin ağırlığı onları yerin merkezine itiyor şeklinde tanımlayabiliriz.

    kütle çekimi

    Bu ifadeye benzer bazı söylemlerde suyun üstünde durabilen tahtanın onun ağırlığıyla ilgili olmadığı, bu durumun tahtanın doğasından kaynaklandığı ifade ediliyor.

    17. yüzyılda Galileo, Aristo'nun teorilerinin aksine bütün cisimlerin düşerken eşit ivmelendiğini bulmuştur.

    1687'de İngiliz matematikçi Isaac Newton evrensel kütle çekiminin ters kare kuralını hipotez haline getirdiği Principia'yı yayınlamıştır.

    Deprem Sıcaklık İlişkisi
    O zaman sıcaklık deprem ilişkisine bir de tersten bakalım. Yani deprem olduğu zaman hava sıcaklığı artar mı. Bu da imkansız görünüyor çünkü güneş ışınlarına dünyadan

    Okumaya devam etToplumsal
    Deprem Sıcaklık İlişkisi
    O zaman sıcaklık deprem ilişkisine bir de tersten bakalım. Yani deprem olduğu zaman hava sıcaklığı artar mı. Bu da imkansız görünüyor çünkü güneş ışınlarına dünyadan

    Okumaya devam etToplumsal

    Newton'un teorisinin yerini genel göreliliğe bırakmasına rağmen çoğu modern görelilik gerektirmeyen kütle çekimi hesapları hala Newton'un teorisi kullanılarak yapılmaktadır.

    Paul Dirac yerçekiminin evrenin tarihi boyunca yavaş ve sürekli olarak azalması gerektiği hipotezini geliştirmiştir.

    Bu makalede Paul Dirac'in hipotezinin aksine dünyada yerçekiminin gittikçe arttığını savunacağız. Bu görüşte ilginç gözlemler paylaşacağız.

    Yerçekimi Gittikçe Artıyor

    Dünyanın yerçekimi gittikçe artıyor olabilir. Mevcut bilimsel gelişmeler ışığında yapılabilir gözlemlerin sonuca bağlanmasıyla dünyada yerçekimi gittikçe artıyor olabilir.

    Sunacağımız örneklerle bu tezi savunacağız ancak bunu yaparken tam tersi duruma örnek olabilecek gözlemlerde paylaşacağız. Çünkü bu sadece bir teori ve bulgulardan yola çıkarak ortaya çıkan bir görüş. Bulguları inceleyerek farklı görüşlerde ortaya çıkarılabilir.

    İşte yerçekiminin gittikçe arttığını savunabileceğimiz bazı gözlemler:

    1-Kelebekler, Uçan Dinozorlar ve Uçamayan Kuşlar

    Kelebekler bize yerçekimi ile ilgili birtakım şeyler söylüyor. Onların nasıl uçtuklarına iyi bakın. Nasılda kağıt gibi savrula savrula uçuyorlar. Hiç merak ettiniz mi dinozorların zamanında kelebek var mıydı acaba?

    kelebek

    Şimdi birde günümüzde olmayan büyük kuşları inceleyelim. Pterosaur ismi verilen uçan omurgalıya bakın. Yada diğer bütün dinozor kuşlara. O cüsseyle semalarda uçtu, milyonlarca yıl önce semaların hakimi oldu.

    Pterosaur kadar büyük bir kuşun uçabilmesi yerçekiminin az olduğuna işaret olabilir

    pterosaur

    Eski zamanlarda büyük kuşlar vardı da günümüzde mi yok. Tabi ki günümüzde de büyük kuşlar var ama çok önemli bir farkla. Günümüzün büyük kuşları uçamıyor. En büyüğü deve kuşuna bakın. Kanatları var ama uçamıyor. Hiç düşündünüz mü kanadı olduğu halde neden uçamıyor diye. Cüssesi mi çok büyük, sebebi bu mu? Hayır sebebi bu değil, çünkü çok daha büyük olup uçan kuşlar vardı eskiden. Sadece deve kuşu mu uçamıyor. Tavuk ve benzeri bir çok kuş var uçamayan.

    Deve kuşunun uçamaması yerçekiminin fazla olduğuna işaret olabilir

    deve kuşu

    Eskiden yani uçan dinozorların hüküm sürdüğü zamanlarda kelebek yokmuş. Şimdilik eldeki veriler böyle söylüyor. Yukarıda bahsedilen kelebek, uçan dinozor ve uçamayan büyük kuşlar paragraflarını yerçekimini dikkate alarak düşünelim.

    Yerçekimini dikkate alarak düşününce dev cüsseye sahip uçan dinozor kuşlar rahatlıkla uçabiliyorsa, eskiden yer çekiminin az olduğunu söyleyebiliriz. Hatta günümüzde yer çekimi fazla olduğu için günümüzde bu kuşlar olsaydı uçamayacaklardı. Zaten uçamama durumuna gelmeden önce yok olup gittiler. Eğer o zamanda kelebek olsaydı herhalde uzaya doğru giderdi. Çünkü yer çekimi az olduğu için dünyaya ayak basamazdı. Şimdi bile zor ayak basıyor, kağıt gibi savruluyor.

    Demekki eskiden yer çekimi azdı ve bu sebepten dolayı kelebek yoktu ama uçan dinozorlar vardı. Demek ki şimdi yer çekimi arttığı için kelebek dünyaya geldi ve uçan büyük kuşlar yok oldu yada uçamaz oldu. Hatta günümüzde ki uçamayan deve kuşu gibi büyük kuşlar ağırlıklarından dolayı ve yer çekiminin artmasından dolayı uçamıyor diyebiliriz.

    2-Jura ve Kretase

    Günümüzden 250 milyon yıl önce 2.jeolojik zaman ismi verilen Mesozoyik zamanın triyas, jura ve kretase alt dönemleri vardır. Bunlar en eskiden en yeniye doğru sıralanınca triyas, jura, kretase şeklinde sıralanır.

    Jura dönemi dinozorların, ondan sonra gelen kretase dönemi ise memelilerin ve kuşların ortaya çıkışıdır. Bu sıralama da bize yer çekiminin gittikçe arttığını gösterebilir. Çünkü daha büyük canlılar daha önce yani yerçekimi daha azken dünyaya gelmiş, daha küçük canlılar ise yer çekimi biraz arttıktan sonra dünyaya gelmiş. Böyle bir sonuç çıkarmak teoride kalsa da bir anlam ifade edebilir.

    Jeolojik zaman çizelgesi

    jeolojik zamanlar

    Jeolojik zamanlar tablosunu inceleyerek başka sonuçlarda çıkarabilirsiniz. Tablonun en altında çeşitli mikroorganizmalar ve algler göreceksiniz. Bunlar küçük canlılar olsa da su içinde yaşadıklarını unutmayalım.

    3-Ağaçların Yapısı ve Yaprakları

    Ağaçların yapraklarının hep aşağı doğru sarktığını rahatlıkla görebiliyoruz. Hatta ağaç dalları da aşağı sarkıyor. Bu tabi ki yer çekiminin etkisiyle oluyor. O halde eskiden ağaçlar hem daha uzun hem de yapraklarının aşağı çekilmesi daha az olurdu. Çünkü yer çekimi daha azdı. O zaman inceleyelim. Bakalım yerçekimi ağaçlara etki yapmış mı?

    Günümüzün kömür yatakları 1.jeolojik zamanın karbonifer döneminde oluşmuştur. Araştırmalara göre bu dönemde aşırı yağmur yağmış gür bitki örtüsü oluşmuş. Üstelik bu ağaçların boyları günümüz ağaçlarına göre çok daha fazla uzunmuş. Bu ifadelere göre yer çekimi eskiden daha az olduğu için ağaçların boyları uzundur diyebiliyoruz.

    Eski ağaçların yaprak yapılarıyla ilgili çok fazla veri maalesef yok. Ancak Wollemia nobilis ismi verilen kozalaklı ağaç türünün kökeninin çok eskiye dayandığı düşünülüyor. Tabi ki günümüze kadar bu ağaç değişikliğe uğramıştır ama yine de araştırmaya değer.

    Wollemia nobilis ağacının bazı çeşitlerinin dal ve yaprak yapısı "yerçekimi gittikçe artıyor" teorimizi destekler gibi gözüküyor. Çünkü bu ağacın dalları yukarı doğrultusunda büyüyor ve yaprakları da aynı şekilde. Sanki yer çekimi yokmuş gibi dal ve yaprakları yukarı yönde uzanmış. Bu durum ağacın kendine has özelliği tabi ki ama teorimizi destekliyor gibi görünüyor.

    4-İnsanların Boyları

    Hep duymuşsunuzdur insanların boyları eskiden çok uzunmuş. O halde yer çekimi eskiden daha az diyebiliriz. Bu sadece bir tahmin tabi ki. Teorimize uygun bir tahmin. Hatta yeni neslin boyu gittikçe kısalıyor şeklinde sözler de çok duymuşsunuzdur. Bunun yer çekimi ile alakası var mı yok mu bilinmiyor ama teorimize karşı çıkmıyor.

    Yer çekimi gittikçe artıyorsa insanların daha fazla yerin merkezine doğru çekilmeleri onların gelişim aşamalarında daha kısa kalmalarına sebep olabilir.

    Yerçekiminin Artması Yada Azalması Neyle İlgili

    1-Gezegenlerin kütle çekimi ve birbirlerine mesafeleri

    2-Gezegeni oluşturan madde ve bu maddenin merkeze göre konumu

    3-Gezegenin şekli

    4-Gezegenin hareketleri

    5-Gezegenin zaman içinde değişimi

    6-Cismin kütlesi ağırlığı

    7-Cismin yapısı

    ÇOK OKUNANLAR
    Deprem Sıcaklık İlişkisi
    O zaman sıcaklık deprem ilişkisine bir de tersten bakalım. Yani deprem olduğu zaman hava sıcaklığı artar mı. Bu da imkansız görünüyor çünkü güneş ışınlarına dünyadan

    Okumaya devam etToplumsal
    BUZUL SUYU TAŞIMACILIĞI
    Başka bir makalemde buzullardan neden ve nasıl su elde edeceğimizi yazmıştım. Bu makalemde ise buzul sularının hangi enerji kaynağı ile taşınabilir olduğundand

    Okumaya devam et

     

    ÖNERİLEN MAKALE

    Editörlerimiz tarafından önerilen makaleleri aşağıda listeledik. Önerilen makaleler güncel konulardan, en çok okunan makalelerden ya da haberlerden seçilmektedir.

    Dalga Nasıl Oluşur
    orman yağmuru çeker mi
    Dalganın tanımını en genel şekilde yapmak gerekirse büyük su kütlesindeki merkezden çevreye yani kıyıya doğru yüzeyde hareket eden su çıkıntılarına dalga denir.

    Okumaya devam et
    Yer Çekimi Artıyor mu?
    yerçekimi artıyor
    Kelebekler bize yerçekimi ile ilgili birtakım şeyler söylüyor. Onların nasıl uçtuklarına iyi bakın. Nasılda kağıt gibi savrula savrula uçuyorlar. Hiç merak ettiniz mi dinozorların

    Okumaya devam etToplumsal
    Sıcaklık Depremi Etkiler mi?
    O zaman sıcaklık deprem ilişkisine bir de tersten bakalım. Yani deprem olduğu zaman hava sıcaklığı artar mı. Bu da imkansız görünüyor çünkü güneş ışınlarına dünyadan

    Okumaya devam etToplumsal

     

     

     

    Bu yazımızı beğendiysen paylaşarak daha çok kişinin okumasını sağlayabilirsin. Ayrıca sende bize makale yazarak para kazanabilirsin.

    İçerik yazarak para kazan

    Hemen Başla

    İçerik yazarak para kazan

    Hemen Başla

    #kendiniispatla

    HEMEN KAZAN

    Hemen içerik yazmaya başla ve kazan

    Hemen Başla